© 2019 by Bahar Buse Ünver

MEME ESTETİĞİ

Memeler, çocukluktan kadınlığa geçişin en önemli simgesidir. Dişiliğin, doğurganlığın, üretmenin, evrenin ifadesidir. Kadın için gurur kaynağıdır. Fakat aynı zamanda sosyal hayatımızda büyük bir soruna da dönüşebilir. Büyüklüğü, küçüklüğü, dikliği veya sarkıklığı sizin için ayrı ayrı birer problem olabilir.

Memelerin köprücük kemiği üstte, 6. kaburga altta, göğüs kemiği ortada ve koltukaltı bölgesi kenarlarda olacak şekilde sınırları mevcuttur. O kadar kendine has özellikleri vardır ki, hiçbir meme başkasınınkine benzemez. Hatta çok dikkatli bakmanıza bile gerek yok, bir meme diğer eşine de benzemez.

Meme ucu tam bu yapının ortasında ve belki bir miktar da yukarısında yer alır. Birazcık dışa doğru bakar. Uç kısmı ne çok çökük, ne de çok çıkık olmalıdır. Rengi çok açık ta olmaz çok koyu da. Meme ucu, meme hacmini üstte %45, altta %55 olacak şekilde ikiye böler. İşte bu meme ideal memedir.

Evet ne yazık ki bu ideal meme çoğunlukla resimlerde, heykellerde ve fotoğraflarda yer alır. Gerçek bundan çok farklıdır. Kilo alımı, kilo verimi, emzirme, yer çekimi, sigara kullanımı, genetik faktörler ve çevresel diğer etkenler memeyi oluştukları andan itibaren deforme etmeye başlar.

İşte bu deformasyonlar kişiyi rahatsız etmeye başladığı anda, biz devreye giriyoruz.

İyi bir plastik cerrahı diğerlerinden ayıran şey, sizin için ideal olanı bütün şeffaflığıyla söyleyebilmesidir.

Yaşınız, olası gebelik planlarınız gibi birçok açıdan değerlendirilmelidir. 

OP. DR. MERT DEMİREL