© 2019 by Bahar Buse Ünver

BURUN ESTETİĞİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Burun estetiği, kişiye özel, dış görünüşte büyük değişiklikler sağlayan cerrahi bir işlemdir. Yapısındaki mimari, geometrik ve biyolojik özellikler nedeniyle ustalaşması zor fakat bir o kadar da zevkli sonuçlar elde ettiğimiz bir ameliyattır. 

 

 GENEL BİLGİLER

 Burun estetiği cerrahi olarak burun şeklinin değiştirilmesidir. Burun, anatomi bölümünde ayrıntılı anlatıldığı gibi, cilt, cilt altı doku, kıkırdak, kemik, fibröz bağlar, kas doku ve mukozadan oluşan karmaşık bir yapıdır. Bütün bu dokuların özellikleri korunarak burun şekli değiştirilir. 

Genellikle genel anestezi altında yapılır. Hasta hiç bir şekilde ameliyatı görmez, ağrı, acı, sızı hissetmez. Ameliyat yapılacak değişikliklerin özelliklerine göre 1 ila 4 saat arası sürer. Hasta ameliyat masasına sırt üstü, baş hafif yukarıda olacak şekilde yatar. Ağız yoluyla solunum borusuna uzanan bir tüp yardımı ile anestezi cihazına bağlanır. Burun estetiğinde anestezi adlı bölümde bu konu ayrıntılı ile anlatıldığı gibi, oldukça konforlu bir anestezi süreci yaşanır.

 

 Bazı vakalarda, burun kemeri, her iki kaşın birleştiği glabella bölgesinde  başlar. Yani hastanın alnı ile burnu arasında bir girinti olmaz. Bu durumda kemer düzeltilmesi, alın-burun bileşkesini içerecek şekilde planlanır. Bu bölgede kemik kırılarak değil, kazınarak şekillendirilmelidir. Sabırla yapılan kazıma işlemi hem hatayı önler hem de kazıma sonunda elimizde "kemik talaşı" maddesi kalır. Bu talaş daha sonra bir dolgu maddesi olarak kullanılabilir. Burun kemerinin yüksekliği ve şekli ayarlandıktan sonra burun sırtının onarılması işlemine geçilir. Kemik kıkırdak geçişinin daha iyi olması, nazal valf açısının arttırılması için burun sırtına, septumun her iki yanına "spreader greft" adı verilen kıkırdak parçalar konabilir. Şart olmamakla birlikte çoğu vakada ihtiyaç duyulur. Bu spreader greftler hastanın o bölgede var olan upper lateral (üst yan) adı verilen kıkırdakların içe katlanması şeklinde de düzeltilebilir.

Bu aşamada burun ucuna geçilir. Burun ucu burun estetiğinin en önemli bölgesidir. Burun ameliyattan sonra "güzel" ya da "çirkin" yapan esas bölge burasıdır. Bu bölgedeki kıkırdaklar anatomi bölümünde ayrıntılı olarak gösterilmiştir.

Bu kıkırdaklarda çıkartma, katlama, açı değiştirme, uzatma, kısaltma, güçlendirme gibi bir çok manevra yapılarak burun ucu şekillendirilir. Burun ucu uzunluğuna "projeksiyon" denir, burun projeksiyonu "az" ya da "çok" olmamalıdır. Az olduğunda "çirkin", çok olduğunda "aşırı estetikli" durur. Projeksiyon sağlamak için bazen sadece kıkırdak şekillendirme yetmez, ek kıkırdak parçalar konulması gerekebilir. Bu ek parçalara "onlay tip greft" denir. Bu greft yani kıkırdak yamalar sadece bu alana değil aynı zamanda, burun kanatlarına, burun yanına, önüne de konabilir. 

Burun kemik daraltması ya da açık tavan deformitesini kapatmak amacıyla kemiğe dokunulur. Burun kemiklerini içeri alma işlemi burun kemik genişliğini gerçek anlamda azaltsa bile, içe alınan kemikler hava yolu darlığına sebep olabilir.  Bu sebeple içe almaktan çok inceltme ve yaş-ağaç kırığı oluşturarak işlem yapılır. İnceltme daha önce bahsedildiği gibi kazıma metodu ile halledilir.  "Yaş ağaç kırığı"   (green stick) burun kemiklerinin dış parçasının destabilize edilerek içe doğru bir menteşe gibi dönmesini sağlar. Hava yolu daralmaz. Daha sonra burun içi mukoza, orta hatta bulunan kıkırdak septuma devamlılık gösteren bir çok dikiş konarak sabitlenir. Bu manevra hem burun içi iyileşmesini hızlandırır, hem de burun içi hematom tabir edilen komplikasyonun oluşmasını önler. Gerekiyorsa burun içine silikon destekler konur. Burun sırtına da termoplastik atel yerleştirilir.          

 

SEPTORİNOPLASTİ

 Hem septumda var olan problemin düzeltildiği hem de burun estetiğinin bir arada yapılmasını açıklayan ameliyat şeklidir. Burun sırtı açıldıktan sonra, septum serbestleştirilir. Bu serbestleştirme miktarı, iyileşme açısından önemlidir. Burun üstünde geniş serbestleştirmeyi ne kadar önemli buluyorsam, septumda da o kadar az serbestleştirmeyi öneriyorum. Sadece var olan problemi düzeltecek kadar gereklidir.

Septum eğrilikleri, bazen basit bir kıkırdak dikişi ile düzeltilebileceği gibi, eğri olan kıkırdak parçanın çıkartılması, eğrilik çok geniş bir alanı kaplıyorsa septum denen yapının tamamen dış ortama alınarak düzeltilmesi de gerekebilir. Plastik cerrahlar arasında şöyle bir söylem vardır. "Septum nereye gidiyorsa, burun ucu da oraya gider". Yani septum düzeltilmesi hem fonksiyonel hem de estetik anlamda gerekli bir işlemdir. Septum, ağız boşluğunu üstten kaplayan "damak" kemiğinin üstüne oturur. Bazen bu kemikte (maksiller krest) eğrilikler çıkıntılar da olabilir.  Bu yapıda gerekirse düzeltilir. Ameliyattan sonra bazı vakalarda görülen diş sızlamasının nedeni bu olabilir.

Septum ön bölgede kıkırdak, arka bölgede kemik bir yapı olarak devam eder. Aynı şekilde kemik septum yapıda da eğrilikler olabilmektedir.

 

BURUN ANATOMİSİ

Yüz estetik oranları: İdeal yüz, ideal güzellik nedir sorusunu soran Da vinci, Fibonacci gibi bilim adamları, sanatçıların ortaya attığı felsefik oran ve orantılardır. Yüzü ideal olarak yatay düzlemde 3'e, düşey düzlemde 5'e ayrılması ile, yüz organlarının bu oluşan diktörtgenlerin içerisinde konumlarına işaret etmektedir. Güzel ve iyi kavramı ile etik anlamda örtüşmese bile, elimizde "ideal"i vurgulamak amacıyla bir done oluşturur.

Burun delikleri: Dik-Üçgen biçimli, burun giriş delikleridir. Üçgenin üst-dış kenarını burun kanatları oluşturur.  Dik kısmını "kolumella" oluşturur. Tabanı ise, büyük kısmı "alt lateral" kıkırdakların "foot plate"leri ve dudak-burun bileşkesi oluşturur. Dışarıdan bakıldığında görülen kıllar nefes ile gelen havanın filtre edilmesinde rol alır. Allerjik bünyelerde bu kılların daha hızlı uzadığı gözlemlenir. Ameliyat sırasında bu kıllar traş edilir.

 

Kolumella'nın üst dudak ile yaptığı açı, burun ucu kalkıklığını belirler ve "kolumellar-labial açı" olarak gösterilmiştir. "Burnum çok kalkık oldu" ya da "burnum düştü" şikayetleri çoğunlukla bu açı ile ilgilidir.

Burun Ucu (TİP): Burnun en sivri bölgesidir. Altta kolumella ile, yukarıda burun sırtı ile, yanlarda burun kanatları ile devam eder. Üzerinde kıkırdakları örten cilt parçasının kalınlığı, burun ucu estetik görünümünü tayin eder. Ana yapısı "alt lateral kıkırdak" tarafından oluşturulur. İç ve yan parçası tam bu bölgede birleşir ve sivrilik oluşturur. "Alt lateral kıkırdak" sağ ve sol olarak iki adettir ve tip bölgesinde birbiri ile fibröz bağlar aracılığı ile ilişki kurar. Bu iki parçalı, iki kıkırdak, çok çeşitli kalınlık, şekil ve boyutta olduğundan dolayı kişiden kişiye burun uçları farklılık gösterir. Birbirinden ayrı duran bu iki kıkırdak, "geniş burun ucu" görünümü taşır. Burun tam ucuna dokunulduğunda hissedilen iki "tepe" kısım birbirinden çok ayrık ise, "bifid tip" olarak adlandırılır. Burun estetiği uygulanırken en çok uğraşılması gereken bölge burasıdır.

 

 

Yumuşak üçgen (SOFT TRIANGLE): Burun tip kısmı, kolumella ve kanatlar arasında yer alan, hafif iç bükey yerleşimli, resimlerde gölge halinde gözüken bölgedir. Alt lateral kıkırdağın iç ve dış parçasının oluşturduğu üçgenin üst kısmını örten yumuşak doku bölgesidir. Estetik olarak  doğruluğu anlayışa göre değişmekle birlikte, hiç olmaması ya da gereğinden büyük olması durumunda göze batmaktadır.

Supra tip kırılma açısı (SUPRATIP BREAK POINT): Burun tip kısmı ile burun sırtı arasında görülen açılanma şeklinde geçiş bölgesidir. Burun ucu sivriliğini belli eder. Bu açılanmanın fazla olması "fazla estetikli" gözükmeye sebep olur. Bu açılanmanın olmaması da "burun ucu düşükmüş" gibi gözükmesine sebep olur.  Bu bölgede yumuşak doku toplanmasına bağlı dolgunluk olabilir. Bunu önlemek için ya buradaki bağlar korunmalı ya da bu bölgedeki yumuşak doku ameliyat sırasında eksize edilmelidir.

Burun sırtı: Yukarıda radix bölgesi, aşağıda burun tip bölgesi arasında kalan dikdörtgen bölgedir. Aslında tam bir dikdörtgen değildir. Ben bu yapıyı anlatabilmek için "elmas" örneğini veriyorum. Burun sırtı yukarı kısmını kemik doku, alt kısmını kıkırdak doku oluşturur. İki yapının birleşim yeri "key stone area- köşe taşı" olarak adlandırılır. Bu birleşim bölgesi, alt ve üst kısmına göre biraz daha geniştir. Bu sebeple burun sırtı elmas biçimlidir.

 

Septum: Burun iç yapısında her iki deliği birbirinden ayıran yapıdır. Önde kıkırdak arkada kemik yapıdadır. Septumun dış yüzeyini, yani burun içine bakan kısmını mukoza örter. Mukoza, ciltten biraz daha değişik bir yapıdır. Deriden daha ince bir epidermal tabakaya sahiptir. Nemlidir. Hassastır.

Septumda yapı olarak eğrilikler görülebilir. Bu eğriliklere latince "septum deviyasyonu" adı verilir. Burun estetiği sırasında varolan septum problemleri düzeltilebilir. Bu ameliyata septorinoplasti adı verilir. Daha önce septum cerrahisi geçirmiş hastalara yapılan burun estetiği girişimlerinde dikkatli olunması gerekmektedir. Bunun iki nedeni vardır;

- Normal burun estetiğinde burun ucu yükseltilmesi için ya da burun ucu için ya da spreader kıkırdak uygulaması için kıkırdak dokuya ihtiyaç bulunur. Bu ihtiyaç genellikle septum'dan sağlanır. Eğer hasta daha önce septoplasti ameliyatı geçirmişse, bu kıkırdak bulunamayabilir.

Daha önce hem burun estetiği hem de septoplasti ameliyatı olmuşsa ve hasta bir takım nedenlerden ötürü tekrar burun estetiği  (sekonder rinoplasti) olması gerekiyorsa, gerekli kıkırdak ihtiyacı artar ve bu kaburgadan alınma gerekliliği duyulabilir.

- Daha önce septoplasti olmuş bazı hastalarda, kötü yapılan cerrahi sonrası septumda delikler olabilir. Septum perforasyonu adı verilen bu klinik durum dikkatli olmayı gerektirir. Bunun nedeni tekrar bu bölgeye müdahale edilirse, bu delik büyüyebilir ve klinik olarak hastayı zorlayabilir.

Muskuloaponörotik katman kavramı: Burun cildinin altında, kıkırdakların üstünde bir katmandır. İçinde burun kanatlarını açmaya yarayan ve konuşurken burun ucumuzu aşağı doğru çeken kas grubunun ve bunun uzantılarının da olduğu, ayrıca atar, toplar ve lenf damarlarının olduğu katmandır. Bu katmanın, kıkırdak zarı (perikondrium) ile ayrımı burun ucunda daha belirginken, burun sırtında bu katman nerede ise kıkırdak ve kemik zarı ile aynı katman halini alır. Bu bölgedeki dokuya saygı ve hassasiyet, lenf damarlarının da korunmasını sağlamaktadır. Bu alanda açık ve kapalı burun ameliyatı arasında bir fark bulunmadığını düşünüyorum. Fakat dolaşım ve ödem açısından esas fark burun ucunda ortaya çıkmaktadır.  Kapalı burun ameliyatı sırasında kıkırdak ve cilt alarındaki çoğu bağlantı korunduğu için, burun ucunda daha az ödem olur ve daha hızlı geçer.

İşte bu alanda kapalı burun estetiği daha avantajlı bir uygulamaymış gibi gözükmektedir. Fakat kim ne derse desin kapalı burun ameliyatının uygulanabileceği ve uygulanamayacağı vakalar mevcuttur. Ulaşım, ekartasyon ve ölçme problemleri nedeniyle ne yazıkki çoğu vakada kapalı yöntemi uygulayamamaktayız.

 

BURUN ÖDEMİ

 Ödem, doku arası sıvı oluşmasıdır. Normalde dokular arası birikmiş bir sıvı yoktur. Hücreler belli metabolitlerini ya toplar damar kılcalları yoluyla ya da lenf damarları yolu ile geri dolaşıma gönderirler. Fakat kişinin "normal" durumu bozulduğunda lenf damarları yolu ile göndermesi gereken sıvı ve metabolitler, doku arasında birikir ve "ödem" olur.  Teorik olarak yara iyileşmesi "wound healing" 9 ay sürdüğü için en az 9 ay diyebiliyoruz. Bu süre sonunda artık burun daha yumuşak ve dolaşım bakımından aktif olmaktadır.

 İKİNCİ DEFA BURUN ESTETİĞİ (SEKONDER RİNOPLASTİ)

  Herhangi bir nedenden dolayı ikinci defa burun estetiği olma şansınız (riskiniz) olabilir. Fikrinizi değiştirmiş, bir komplikasyon yaşamış olabilir veya beklediğiniz gibi sonuçlanmamış olabilir.

Hiç farketmez, eskiyi ait olduğu yerde bırakıp, yeniden ameliyat olma kararı aldınız. Şimdi yapmanız gereken tam olarak burnunuzda nelerin değişmesini istediğinizi not almanız…

Ör; - Burnumun ucunun biraz daha ince olmasını istiyorum… Burnum sağa doğru eğri, düzelmesini istiyorum…. Burun köküm, yani alın ile birleşim gösteren yerinin daha girintili olmasını istiyorum…

Bu aldığınız notları, bir de iyi bir fotoğraflama yöntemi ile kayıt altına alınız. İyi bir ışıkta, başkası tarafından yaklaşık 30-40 cm'den çekilen fotoğraflarınız olsun. Önden, çapraz, yandan ve alttan çekin ve yaşadığınızı düşündüğünüz problemi inceleyin. 

Bu notlar ile plastik cerrahi uzmanına başvurdunuz. Ona düşünmesi ve sizi muayene etmesi için fırsat verin. Daha sonra var olan problemlerin üzerinden tek tek geçin. Unutmayın! varolan problemlerinizin hepsinin iyileşmesi mümkün olmayabilir.

SEKONDER RİNOPLASTİNİN ZORLUKLARI

Burun estetiği yapıldığında, bir miktar kıkırdak, bir miktar kemik ve yumuşak doku çıkarılmış olabilir. Dolayısı ile şu anda, normalde olduğundan daha az bir doku mevcuttur. Ayrıca cilt ve alttaki kıkırdaklar arasındaki mesafe de azalmıştır. Yani cilt incelmiştir.  Ayrıca iyileşme dokusu denen fibrotik doku, burnu sertleştirmiştir.  Doğal bağlantılar yok olmuş, damar sistemi farklı işlemeye başlamıştır.

Bu tip sebeplerden dolayı, burun flebini (cildini) kaldırmak bile çok daha zordur. Bu işlemi yaparken oldukça titiz davranmak gerekir. Flepte, yani burun kıkırdaklarından sıyrılan cilt dokusunda mümkün mertebe kalın doku bırakılmalıdır. Bunun nedeni birinci ameliyattan sonra yüzeyelleşen damarlar sistemini korumak gereklidir. Dokulara oldukça hassas davranmalı, sadece probleme konsantre olup, daha fazla bir iş yapımından kaçınılmalıdır. Eğer varolan problemleri düzeltmek için burun içerisinde yeterli kıkırdak, kemik ya da yumuşak doku materyali bulunmuyorsa, yapı ürünlerini alabilmek için kulak ya da kaburga bölgesi kullanılabilir.

KULAKTAN KIKIRDAK ALMAK

Kulak konka kıkırdağı, yapı itibari ile iç bükey yapıdadır. Ayrıca oldukça kırılgandır. Bu yapısı nedeniyle destek amaçlı kullanım için pek uygun değildir. Fakat alt lateral kıkırdakların dış parçalarını desteklenmesi ya da yeniden oluşturulmasında rahatlıkla kullanılabilir. Ezilerek burun sırtındaki düzensizliklerde kullanılabilir. Spreader greft dediğimiz, septum üst kısmına ve her iki yanına koyulan destek parçaları olarak kullanılabilir.  Burun ucunu daha belirgin kılmak için onlay tip greft dediğimiz şekilde de kullanılabilir.

Kulak arkasından yapılan bir kesi ile konka kıkırdağına ulaşılır. Dikkatlice ve kanamaları kontrol ederek bu bölgeden yeterli bir parça çıkartılır. Parçayı alırken, kulak şeklinin bozulmamasına dikkat edilir. Kesi tekrar dikilir. Bu bölge kulak arkasında kaldığı için iz problemi olmaz.

KABURGADAN KIKIRDAK ALMAK

Burun ucu desteğinin sağlanması, daha sağlam bir dokuya ihtiyaç duyulduğunda kaburga kıkırdaklarından faydalanılır. Yalnız bu kıkırdaklar, gençlerde kolaylıkla bulunabilir. Yaşlandıkça kaburga, kemikleşme eğilimindedir. Kaburgadan kıkırdak alımı için çok sabit bir yöntem yoktur. Her hekimin kendi kendine tercih ettiği bir yöntem vardır. Ben, 5,6, ya da 7. kaburgaların orta hatta bulunan ortak parçalarından, bir kısmının kıkırdağını almayı tercih ediyorum.  Böylelikle kaburgada bir eksiklik yaratmamış oluyorum. Daha sonra alınan kıkırdak parçası ameliyat masasında şekillendirilerek ihtiyacın olduğu burnun her yerinde güvenle kullanılabilir.

 

BURUNDA ESTETİK OLARAK NELER DÜZELTİLEBİLİR?

- Radiks girintisi yaratılabilir: Alın ile burun birleşim yeri iç bükey olarak bir miktar girintili olmalıdır.  Bu bölge bazı vakalarda oldukça zorludur. Düzeltmek için sabırla kazıma metodu ile inceltilmelidir.

 

- Burun kemeri düzeltilebilir: Burun kemeri hem kemik hem de kıkırdak yapıdadır. Kıkırdak kısmı kesilerek, kemik parçası mikromotor ya da törpüler yardımı ile indirilir. Bu bölgenin aşırı düzeltilmesindense bir miktar çıkık olması daha doğal bir görünüm sağlar.

 

- Yamukluk düzeltilir: Bu problem biraz karmaşıktır. Burun yamukluğu çoğu zaman bir yüz asimetrisine eşlik eder. Yani ne demek istiyorum. Aynaya bakın, iki kaşınızın tam ortasına bir nokta koyun, daha sonra üst dudağınızın ve çene ucunuzun orta noktasına birer nokta koyun. Bu noktalar aynı düzlemde mi? Aynı düzlemde ise acaba tam 90 dercelik bir açıyla mı aşağı iniyor?

 

Çoğu zaman bu noktalar 90 derecelik bir doğru oluşturmaz. Bu yamukluğa "aks deviyasyonu" diyoruz. Ve çoğu zaman burun ucu, ağız hareketlerini takip eder şekilde olur. Diyelim ki burun bir miktar sola doğru eğri ve ağız da bir miktar solda. Bu hastada alttan baktığınızda bir eğrilik gözükmez. Fakat üstten kaş arasından aşağı doğru baktığınızda eğriliği görürüz. Şimdi bu hastada ne yapmalı? Burnu düzeltirsek, bu sefer ağız ile burun ucu farklı taraflarda olmaz mı? Cevap ve çözüm oldukça zor değil mi?

Bu sebeple problem çözümleri hasta ile görüşerek, yapılabiliyorsa bilgisayarlı simülasyon programları ile planlanmalıdır. Yamukluk sadece kemik ya da sadece kıkırdak dokuda olmaz. Genellikle septum dahil hepsini ilgilendirir. Çözümü için dikiş uygulamaları, kıkırdak yama uygulamaları, kemik rotasyonları, sabitleme çözümleri üretilir.

-Burun küçültülür: Hem kemik, hem de kıkırdak yapılarda komple ve uyumlu olacak şekilde bir küçültmeye gidilebilir.

-Burun ucu etli görünümü düzeltilebilir: Kendi kendinizi muayene edebilirsiniz. Burun ucunuza dokunun, tam ortada iki kıkırdağın oluşturduğu tepeyi hissedin. Evet onlar alt lateral kıkırdaklar, o kıkırdaklar ile cilt arasında bazen çok kalın, gevşek bir doku olur. Bu yumuşak doku burun ucunu olduğundan daha kalın gösterebilir. Açık Rinoplastide bu doku eksize edilerek, daha zarif bir görünüm yaratılabilir.

-Burun genişliği daraltılabilir: Burun genişliğini ben 4'e ayırılıyorum. Kemik doku genişliği, burun sırtı genişliği, burun ucu genişliği bir de burun kanatlarının genişliği.

-Kemik doku genişliği, kazıma ve kemiği içeri alma yöntemleri ile azaltılır.

-Burun sırtı genişliği: Bir kısmını kemik doku bir kısmını dışbükey kıkırdak doku yapar. Kemik doku kazınarak, kıkırdak doku bir miktar çıkarılıp, bir miktarı da dikişler ile iç bükey yapılarak incelik sağlanır.

-Burun ucu genişliği: Alt lateral kıkırdakların yayvanlığı, dikiş uygulamaları ve parça çıkarılması ile daha sivri ve ince yapılabilir.

-Burun kanatları genişliği: Burun kanatlarında, var olan problemin yerinden "karpuz dilimi" gibi parçalar çıkartılarak bu genişlik halledilir.

- Burun ucu daha sivri yapılabilir.

-Burun ucu daha kalkık yapılabilir.

- Burun ucu kalkıklığı azaltılabilir.

 

BURUN ESTETİĞİNDEN ÖNCE VE SONRA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

 Genel anestezi altında yapılır: Daha önce genel anestezi almış olmanız, bizi rahatlatır. Bu bir sıkıntı yaşamamış olduğunuza delalettir. Genel anestezi, bir tüp yolu ile bir makine aracılığı ile hastayı solutarak verilir. Bu tüpün geçtiği yerler olan; ağız çevresi, içi, boğaz ve solunum yıllarında her hangi bir enfeksiyon varlığı, ameliyattan sonra bu enfeksiyonun yayılmasına sebep olabilir. Diş eti iltihabı, viral kaynaklı uçuklar ve bakteriyel enfeksiyonlara dikkat etmek gerekir.

Sigara içmek; hava yolunu kirleten, daraltan bu alışkanlık genel anestezi alma sürecinizi etkileyebilir. Bu nedenle genel anestezi alacağınız ameliyatlardan önce sigarayı bırakmanız tavsiye edilir. Fakat bu bırakma ameliyat sabahı olmamalıdır. Nikotin eksikliğine bağlı endişe ve ani tansiyon yükselmeleri, kalp atım hızlanmaları, genel anestezi sürecini, sigaradan daha fazla bozmaktadır.

 

Süre: Yapılacak işleme bağlı olarak 1.5-4 saat sürer. Bu süre boyunca hareketsiz kalan vücütta kan göllenmesi olabilir. Bu göllenme, eğer genetik alt yapı da müsaitse pıhtılaşmalara sebep olabilir. Bacaklarda flebit, tromboemboli gibi rahatsızlıklar baş gösterebilir. Pıhtılaşma problemleriniz varsa, bunu doktorunuzla ameliyattan önce ilk görüşmede mutlaka paylaşmanızı öneririm. Bu rahatsızlık, ameliyat sırasında bacaklara takılacak basınçlı pnömotik çoraplar ile riski azaltılabilir. Bunun dışında yine sigara pıhtılaşmayı arttırdığından dolayı, kesilmesini salık veriyoruz.

İyileşmeyi geciktiren faktörler: İyileşme, kollajen dokunun yeniden oluşması, hücrelerin tekrar düzenli dizilimi demektir. Teorik olarak yaklaşık 9 ay sürer. Sigara içmek, vitamin eksikliği, aşırı güneş, darbeler, buruna baskı yapan gözlük, maske, hipertansiyon, diabet (şeker hastalığı) ve sigara..

Ödemi azaltmak için ilk birkaç hafta iki yastıkta düz ve düzgün yatış tavsiye edilir. Morlukları azaltmak için Lasonil, Arnica gibi kremler kısmi de olsa işe yarar. Aspirin, bebe aspirini, heparin, clexane gibi kan sulandırıcılar, e vitamini, sarımsak, ıhlamur, ginko gibi ek besinler kullanılmamalıdır.

           

OP. DR. MERT DEMİREL