Meme Kanseri Sonrası Meme Onarımı

Meme Kanseri Sonrası Meme Onarımı Bizce Çok Önemli. Meme kanseri, dünya üzerinde yaşayan, 8 kadından 1 inde tüm yaşamı boyunca görülebilecek bir problemdir. Sıklığı giderek artmaktadır. Bunun nedenlerinin değişen yaşam, sosyal ve ekonomik koşullar olduğu düşünülmektedir.

meme kanseri sonrası meme onarımı

Göğüs (meme) kanseri tetikleyici, riski arttırıcı nedenler;

  • sigara
  • kilo, obesite
  • sedanter (spordan uzak) yaşam
  • genetik nedenler
  • alkol
  • kirli hava koşulları
  • hormon ilaç kullanımları
  • radyasyona maruziyet
  • geç evlilik ve dolayısı ile geç çocuk yapma
  • emzirmeme                  

Gibi nedenler meme (göğüs) kanseri sıklığını artırmaktadır.

Her ne sebeple olursa olsun, böyle bir problemle karşı karşıya kalan her kadın için bu bir "şok" tur. Bu yeni haber ile baş edebilmek için kişiye göre değişmekle birlikte, bir miktar zamana ihtiyaç duyulur.

Böyle bir gelişme karşısında soğuk kanlılığı korumak ve en doğru kararları vermek gerekir. Meme kanseri tedavisi için artık bütün dünyada izlenen "guideline" lar mevcuttur. Yani hangi evre kanserde ne yapılacağı az çok bellidir. Bu basamakları uygulayacak tecrübeli bir merkez ile tedaviye başlamak gerekir.

Bazı evre kanserlerde sadece sıkıntılı dokunun çıkarıldığı ufak cerrahiler yapılsa bile, bazı durumlarda bütün göğüs dokusunun alttaki kas ve lenf dokusu ile beraber çıkarıldığı tedavi yöntemleri de vardır.

Biz plastik cerrahların görevi işte bu tedavi sürecinden sonra başlamaktadır. Memenin eski haline getirilmesi ya da en azından estetik açıdan daha kabul edilebilir bir duruma getirilmesi estetik ve plastik bir sanattır. 

Şimdi burada "sanat" derken neyi kastediyorum. Yanlış anlaşılmasın, bu durumu hafife alıcı bir kendini beğenmişlik peşinde değilim. Sanat derken aslında meme kanseri sonrası onarımın zamanlamasını yönetme sanatını vurgulamak istiyorum.

Meme kanseri sonrası Meme onarımın zamanlaması

Hiç bir kadın yoktur ki, tek ya da iki göğüsü (memesi) alınmış bir şekilde yaşamak istesin. Koruyucu tıp hekimlerinin ya da tedavi edici genel cerrahi uzmanlarının, düzeltici plastik cerrahi uzmanlarının en temel amacı, kişiyi fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı bir biçimde en kısa zamanda normal yaşantısına kavuşturmaktır. Hastalığın erken evrede yakalanması bu hastalık ile savaşta en etkili silahımızdır.

Erken tanı

Meme kanseri en sık orta yaş kadınlarda gözükmektedir. Fakat çok erken yaşlarda da bu hastalığa artık sıklıkla rastlıyoruz.  BU nedenle erkenden bu hastalığın tanısını koyabilmek için kişilere büyük görev düşmektedir.

Kendi kendine muayeneyi aylık bir rutin haline getirmek gerekir. Bunun en kısa yolu şudur. Adetin bitim gününde banyoda önce sol el ile sağ memenin, daha sonra sağ el ile sol memenin kendi kendine muayenesi bir alışkanlık haline getirilmelidir.

Muayenede amaç canınızı yakmak değil, kişinin kendi memesinin özelliklerine haiz olmasını sağlamaktır. Yani diyelim ki kadının sol meme dış üst kısmında sert bir kitle var. Bu kitlenin varlığı başlı başına bir problem olmayabilir.  Fakat böyle bir kitle varsa onu her ay düzenli takip etmek, büyümesi ya da şekil değiştirmesi hakkında bir fikir verebilir.

Ne zaman meme onarımı yapılmalı?

Hastanın evresine uygun cerrahi, ilaç veya radyoaktif tedavi planlandı. İşte bu zamanda, daha tedaviye başlamamışken, hastanın bir plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı ile görüşmesi gerekmektedir. Hastanın tedavi eden doktoru ile plastik cerrahının koordineli biçimde çalışması gerekmektedir.

Erken onarım mı? Yoksa geç onarım mı?

Erken onarım denen tedavi yöntemi, hastanın meme kanseri için cerrahi tedavi olacağı aşamada, hatta aynı ameliyatta, plastik cerrahi girişimlerin uygulanması demektir. Örnek vermek gerekirse; Hastaya mastektomi (memenin cerrahi olarak çıkarılması) ameliyatı yapılırken, eş zamanlı o memenin onarımı için yöntemler uygulamaktadır.

Erken onarımın bazı avantajları mevcuttur.

Avantajlar:

  • kısa ameliyat süreleri
  • psikolojik olarak "kayıp" duygusunun yaşanmaması

Dezavantajları:

  • Tedavinin yanlış evreleme nedeniyle eksik yapılması
  • Meme onarım işinin iyi planlanamaması

Geç onarım

Hastanın meme kanseri ile ilgili alacağı bütün tedavilerin tamamlanıp, ondan sonra iyi bir planlama ile yeniden meme onarımının yapılmasıdır.

Dosdoğruca söylemem gerekirse ben geç tedavi yanlısıyım. Bunun nedenlerini söylemek isterim.

1- Hasta durumunu net olarak görür.

2- Belki onarım tedavisini istemeyebilir. Böylelikle ek maliyetler ve riskler alınmamış olur.

3- Hasta kendi vücudu ve hayatı üzerinde tam bir kontrol sağlamış olur.

4- Erken onarım için yapılan girişimler, belki de bir takım evreleme eksiklikleri, gözden kaçırmalar için boşa gidebilir. Örnek vermek gerekirse; Erken tedavi etmek maksadı ile ilk ameliyatta meme boşaltılıp, o bölgeye silikon bir protez kondu. Fakat daha sonra hastanın radyoterapi ihtiyacı doğdu. Radyoterapi, o bölgedeki dolaşımı bozduğu için, Silikon protez konmuş memede hasar ve daha sonra protezin reddi gerçekleşti. Böyle bir durumda "onarım" denemesi boşa yapılmış demektir.

5- Gereksiz yanlı umutlanmalardan, gerçekçi olmayan beklentilerden korur. Bu şu anlama geliyor: Onarım geçiren meme, tabii ki ilk halinin tıpkısının aynısı olmayacaktır. Hatta çok büyük ihtimalle, karşı memeden farklı olacaktır. Erken onarımda hasta "hastalığını" tam olarak kavrayamadıysa, gereksiz beklentiler içerisine girebilir. İşte geç onarım hastanın fiziken durumunu ayna karşısında açık seçik görmesini sağlar ve böylelikle geç onarım sonucu elde edilen yeni memeyi daha olumlu karşılar.

 Meme onarımı için neler yapılabilir?

Meme kanseri sonrası yapılan meme onarımı operasyonlarında tamamen kişiye özel bir yol haritası belirlenir. Hastanın neye ihtiyaç duyduğu saptanarak, adım adım bir operasyon planlaması yapılır. Bu planlamada kimi zaman doku nakli, kimi zaman yağ enjeksiyonu, kimi zaman da silikon protezlerden yararlanılarak meme onarımı gerçekleşir. Hatta bazı durumlarda aslen bir balon özelliği taşıyan, " doku genişletici" aletlerden de faydalanılabilinir.

Tüm bunlar genel anestezi altında yapılan operasyonlarla uygulanır. Seçilecek yöntem hastanın durumuna göre değişir. Bir ya da bir kaç tanesi uygulanabilir. Örneğin ilk aşamada, doku genişletici konur, daha sonraki operasyonda doku genişletici çıkartılıp, eş zamanlı yağ enjeksiyonu ve silikon protez uygulaması yapılır. Daha sonra da meme ucu onarımı yapılabilir. Ya da bu operasyonların farklı birer  kombinasyonu uygulanabilir.

Örnek olarak radyoterapi ile hasarlanmış cilt yapısı mevcutsa, doku genişletici ve silikon protezler ilk aşamada uygulanamazlar. O bölgedeki cilt düzelinceye kadar defaten uygulanacak yağ enjeksiyonlarından fayda sağlayabiliriz. Cilt doku düzeldikten sonra diğer operasyonlara geçilebilir.

Kendi dokusu ile meme onarımı

"Benzeri benzer ile onar" diye bir kuralımız vardır plastik cerrahide. Bu nedenden dolayı, daha doğal olsun diye çeşitli "kendi doku ile onarım" yöntemleri geliştirilmiştir.

En popüleri, karın dokusundan meme yapmaktır. Bu kas dokusunu da içerebileceği gibi, sadece cilt ve yağ dokusunu da içeren mikrocerrahi yöntemler mevcuttur.

Mikrocerrahi yöntemlerle, kalça dokusundan ya da poponun yanından da yağ ve cilt dokusunun taşındığı yöntemler tanımlanmıştır.

Çeşitli nedenlerden dolayı bazı ülkelerde bu yöntemler popülerken, bazı ülkelerde giderek az sıklıkla yapılmaktadır. Ben şahsen bu yöntemleri hem hasta, hem de kendim için çok zor ve  yorucu buluyorum ve uygulamıyorum. Fakat uygulayanlar ve bu yöntemi savunanlara saygı duyuyorum.

Meme, Kanseri, Sonrası, Onarımı


Doktorunuza Sorun

Adınız
E-Mail
Telefon




TANITIM FİLMLERİMİZ